DİJİTAL ALANDAN ÇOCUKLARIMIZI NASIL VE NE KADAR KORUMALI?

%%100 Beğeni / 2 kisi oyladi!  

“Eskiden çocuklar için öngördüğümüz tehlikeler daha farklıydı. Çocuklar sokağa çıkarlardı…”

 Şimdi ise çocuklara katkı sunmasını da beklerken korkularla yaşadığımız ekran teknolojisi her yerde. Ekran teknolojisi ile çocukluğu sınanmamış anne-babalar için en büyük çaresizlik ve çelişki ise dijital alanda çocuklara ne kadar ve nasıl sınır konulması gerektiğine dairdir. Bilişsel, fiziksel ve ruhsal gelişimine gelebilecek zararlar nedeniyle çocukları ekran başından uzak tutarken, bir yandan da yaşamda geri kalmamaları için erken yaşta teknoloji ile tanışmalarına yönelik tavsiyeler arasında kalıyor aileler. Burada bir başka büyük çelişki ise ailelerin çocuklarını korumaya yönelik çareleri, yine ekranlarda ve dijital platformlarda arıyor olmalarıdır.  

Görüyoruz ki bu çelişkiler ve korkular aileleri önlem almak adına çocuklarının henüz karşılaşmadıkları bir tehlikeden korumaya çalışırken, o tehlikeye ilk yaklaştıran kişiler olduğunu göstermekte. Son günlerde adını ve korkusunu sıklıkla duyduklarımız gibi…

Bazen televizyonda haberleri izlerken, bazen bir arkadaşımızla sohbette iken, bazen de bir gazete sayfasında. Yetişkinler arasında konunun sık konuşulur hale gelmesi, çocuklarımızın da dolaylı olarak bu karakterlere karşı farkındalığını artırıyor. Bütün bu süreç birtakım soruları beraberinde getirmekte:

“ Bilgisayar, tablet kullanımına izin vermezsem çocuğumu koruyabilir miyim?”

Günümüz çağında çocuklarımız teknolojinin sürekli içindeler. Bunu tamamen engellemeniz mümkün değildir ve doğru da olmayacaktır. Ödev, araştırma, proje, eğitici oyunlar için çocuklar teknoloji dünyasına adım atmakta ve tek yönlü bir etkileşim süreci başlamaktadır. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bu sürecin ailelerin denetiminizde devam ettirilmesidir. İlkokul çağı çocukları doğru ve yanlışı ailelerinin çizdiği sınırlarla öğrenir. Bilgisayar oynamayı tamamen serbest bırakarak çocuğunuzu koruyamayacağınız gibi sürekli yasaklar koyarak da onu koruyamaz hatta sizinle olan iletişimini çatışmalı hale getirebilirsiniz.

Buradaki kilit nokta; sınırları çizerek ve gerekli önlemleri alarak çocuğumuza güvenli alan sağlamaktır. Çocuğunuzun bilgisayarda nasıl vakit geçirdiğini gözlemleyerek işe başlayabilirsiniz. Hangi oyunları oynuyor, hangi videoları izliyor, hangi görüntülere maruz kalıyor? Bilgisayarınızda aile koruma filtreleri mevcut mu? Tablet başında ne kadar vakit geçiriyor? O zaman diliminde tablet kullanımı olmasa çocuğunuza alternatif ne sunabiliyorsunuz? Onunla konuşuyor musunuz? Birlikte oyun oynuyor musunuz? Ebeveyn olarak öncelikle bu soruları yanıtlamamız gerekiyor.

“ Çocuğuma önlem için korku karakterlerini anlatmalı mıyım?”

Her çocuğun bu korku karakterleri ile ilgili farkındalık düzeyi birbirinden farklı olduğu için çocuğunuzu korumak adına ona bunları anlatmak ya da görsellerini göstermek doğru olmayacaktır. Ancak çocuğunuz onun ne olduğunu size kendisi sorar ve bununla ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşırsa ona uygun açıklamaları yapmanız yerinde olacaktır. Çocuğun yaşadığı duyguyu kabul ederek, öncelikle bedensel gerilimini rahatlatmalı; yalnız olmadığını, onun yanında olduğunuzu, güvende olduğunu sözlü olarak ve beden diliniz ile hissettirebilirsiniz. Bunlara ek olarak internet sağlayıcınız ile görüşerek internet ayarlarınızı “güvenli internet” moduna dönüştürmek de doğru olacaktır. Bilgisayarda oyun oynarken, onu endişelendiren, kendini kötü hissettiren, korkutan herhangi bir şey olduğunda mutlaka sizinle paylaşmasını söylemeniz ve sizin bunlarla ilgili alacağınızı önlemler çocuğunuzun kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır.

“ Çocuğum arkadaşlarından korku karakterlerini duymuş ve çok korkuyor. Ne yapmalıyım?”

  • Çocuklar belirsizlikler karşısında ve korktukları şeylerle ilgili olarak yoğun duygular yaşayabilirler. Ebeveynler olarak sizlerin sakin kalarak yeterli ve basit düzeyde açıklamalarınız onları rahatlatacaktır. Unutulmamalıdır ki çocuklar ailelerinin beden diline karşı hassastır ve kaygılarını hissederler. Çocukta korkuların artması, kabus görme, uyku düzeninde bozulmaların olması, alt ıslatma, akran iletişiminde sorunlar yaşama, içe kapanma, kısacası günlük yaşam işlevselliğinde bozulmaların görülmeye başlaması konunun daha yakından takibini ve gerekirse bir uzman desteğini de gerektirecektir.

“Çocuğuma zarar vermesini nasıl engellerim?”

  • Dijital dünyanın içinde yer alan, öfke, öldürme ve şiddeti normalleştiren tüm içeriklerden çocuklarımızı korumak zorundayız. Bunun için de önce çocuğumuzu gözlemlemek, onu dinleyip, anlamaya çalışmalıyız. Onunla daha çok nitelikli vakit geçirerek, eğlenerek ve oyun oynayarak, kendi oyunlarımızın karakterlerini bulmaya çalışarak keşif süreçlerimizi başlatmalıyız.

Adı her ne olursa olsun, dünyalarına girerek onları korkutan, yaşam kalitelerini dengesizleştirerek bozan, onlarda özkıyım baskısı yaratan, onları birer akran zorbasına çeviren, duygu düzenleme becerilerini işlevsiz hale getiren; evimize, özelimize girerek, yaşamımızı alt üst edebilecek her türlü dijital tehdit için öncelik baskı ve tehdit içermeyen takip ve sınırlardır.

Ailenin, çocuğun ekran başında geçirdiği süreyi kendi özgürlük ve konfor saati olarak görmesi yerine; birlikte ve yanında izliyor olmak, yaş düzeyini göz önünde bulundurarak açıklamalarda bulunmak çocuğu tehlikeden zaten koruyacaktır. 

 Çocuklarımızı dışardaki herhangi bir oyun alanında asla yalnız bırakmadığımız gibi bizden ayrı bir alanda ve yanında bizler olmadan ekranla da yalnız bırakmamalıyız.

Çocuklarımızı daha güvenli bir dünyada yetiştirebilmek dileğiyle…

PDR KOORDİNATÖRLÜĞÜ

14 Mart 2019 Perşembe
DAMLA DEMİRTAŞ
PDR - GÖLBAŞI