Kurucumuz, Eğitimci – Yazar Sn. Nesibe Aydın‘ın, Hürriyet Gazetesi'ne verdiği röportaj

Kurucumuz, Eğitimci – Yazar Sn. Nesibe Aydın‘ın, Hürriyet Gazetesi eğitim servisi müdürü Sn. Nuran Çakmakçı ile eğitim üzerine yaptığı röportaj.

Nesibe Aydın, ilk kadın eğitim girişimcilerinden biri. Matematik ders kitabı yazarak eğitim dünyasına giren Aydın, anaokulundan liseye kadar adını verdiği okulları açtı. Şimdi hayali üniversite kurmak. Eğitim kurumlarını oğlu Mirkan Aydın ile yöneten Nesibe Aydın, matematikte başarıyı yakalamanın sırrının kitap okumaktan geçtiğini söylüyor. Eğitim sistemi ve müfredat değişliğinin en büyük sorunları olduğunu söyleyen Aydın, velilere "Bırakın çocuklarınız biraz ayaklarının üstünde durabilsin" diyor.

Nesibe Aydın Kimdir?

Lise matematik ve geometri öğretmeni olan Nesibe Aydın babasının görevi nedeniyle ilk, orta ve lise eğitimini Türkiye'nin birçok farklı ilinde okudu. Gazi Üniversitesi Matematik Bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Aydın, özel sektörde lise matematik ve geometri öğretmenliği ile mesleğe başladı. 1984'te 26 yaşındayken, eşi Hüsamettin Aydın ile birlikte kitap çalışmaları için Aydın Yayınlarını kurdu. Nesibe Aydın'ın ilk kitabı olan, öğrencilerin ve öğretmenlerin halen Yeşil Kitap olarak bildikleri Fen Liselerine Hazırlık Kitabı, yaklaşık 30 yıl boyunca okullarda kaynak olarak okutuldu. Aydın, kitap çalışmaları devam ederken 1998 yılında Ankara Kızılay'da Nesibe Aydın Dershanesini kurdu. Dershane son 4 yıldır da Yıldızlar Temel Lisesi olarak hizmet veriyor. En büyük hayali, öğrencilerin özel kurslara gitmeden, sadece okulunda alacakları eğitimle sınavlara hazırlanabileceği, çok iyi bir yabancı dil eğitimi alabileceği, sanat ve sporla da uğraşabileceği bir okul açmak olan Aydın'ın bu hayali 2008'de 90 dönümlük arsa üzerinde açtığı Nesibe Aydın Okulları Gölbaşı Kampusu ile gerçekleşti. 2016 - 2017 öğretim yılında kendi adını taşıyan okulu Konya ve Antalya'da açıldı. Bu yılın başında da Kocaeli ve Mersin okullarının kuruluşunu yaptı. Gelecek yıl Diyarbakır ve Gaziantep'te okul açıyor.

Soru: Ankara'da ve sonra birçok yerde yazdığınız matematik kitapları ile adınızı duyuldunuz. Kitap yazmaya ne zaman başladınız?

20 yaşımda Gazi Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra bir dershanede matematik öğretmeni olarak çalışmaya başladım. Bir öğretmen arkadaşımla ilk olarak Yeşil adı verilen kitabı yazdık, hâlâ bu kitap okunuyor. Öğretmenliğe başladığım yıllarda elimle soruları yazıp, çoğaltıp, çocuklara kendim dağıtıyordum. Sınıfımda Türkiye dereceleri çıkaran çocuklar oldu. 1984'te Fen Liseleri'ne hazırlık matematik kitabım çıktı. Sonra yardımcı kitap, test kitabı ve üniversite hazırlık kitapları olmak üzere 30'dan fazla yayın hazırladım. İlk kitabımdan hala binlerce çocuk yararlanır. Üniversite hazırlık test kitapları ile adım daha fazla duyuldu.

Soru: Matematik gibi pek de sevilmeyen bir dersin kitaplarında bu başarıyı nasıl yakaladınız?

Ben çok iyi bir kitap okuruyum. Matematik bilgilerini kâğıda aktarmamda bunun büyük rolü var. En karmaşık problemleri bile en anlaşılır şekilde oluşturmaktaki sırrım bu. En ücra köşedeki öğretmen ve öğrencinin ders kitabı dışında bir seçeneği yok, test kitabı alamaz. O kitapla sınavlara hazırlanır. Her soruyu tarayarak iyi anlatmak gerekiyor. En basitten en zor ve karmaşık soruya kadar her konuyu adeta roman yazar gibi hazırladım. Adım adım mümkün oldukça şeklini şimalini de daha cazip hale getirmeye çalıştım. Milli Eğitim Bakanlığı'nın o zamanlar kitapları daha sıkıcı idi. Bu kitapları o zamanın imkânları ile mümkün oldukça renklendirip, şekillendirebildik. Bu da kitabım daha fazla beğenilmesini sağladı.

Soru: Şimdi kitap yazmıyorsunuz sanırım?

Evet. İyi bir ekibim var, onlar çalışma yapıyor, ben sadece son kontrolleri yapıyorum.

Soru: Üniversite açmayı düşünüyor musunuz?

Üniversite hayalimiz var. Veliler bunu bizden bekliyor. Vakıf kurma çalışmalarına başladık. Biz gerçekten kaliteli bir tıp, mühendislik ve sosyal bilimleri içeren üniversite açmayı planlıyoruz. Ankara'da kurmayı düşünüyoruz.

Soru: Kitap yazmaya başladığınızda bu noktaya gelebileceğinizi sanıyor muydunuz?

İnanın hiç hayalim olmadı. Ben hangi işe girersem sadece önümdeki o işi düşünüyorum. O işle yatıp kalkıyorum. Ders kitabı yazma hayalim vardı gerçekleşti. 1998'de eşimle birlikte dershaneyi açtık, 2008'de Gölbaşı'ndaki 90 dönüm üzerine kurulu kampusu yaptık. Şu anda burada 2 bin öğrenci okuyabiliyor. Temel lisemizde 650 öğrenci var.

Şu anda oğlunuz Mirkan Aydın ikinci kuşak olarak okulları büyütüyor.

Oğlum Bilkent Üniversitesi'nin ardından İngiltere'de İşletme yüksek lisansı yaptı. O da okulun kuruluş aşamasında 2008'de yoğun şekilde bizimle birlikte kolları sıvadı. Şu anda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Hem teknolojiye hâkim, hem de gençlerle içiçe. Yurtdışında okullarla, üniversitelerle sürekli iletişim halinde. Bu sayede, okullarımızda IB programları uyguluyoruz. Mirkan'la birlikte büyüme sürecinde şu kararı vermiştik. Asla bir zincir okul olmayıp, kaliteye odaklanacağız. Bu nedenle, açacağımız okul sayısını 10 ilde 10 okul olarak sınırlandırdık. Şu anda 7 ilimizde faaliyet gösteriyoruz ve çok yakında bu misyonu tamamlayacağız. 

Öğretmeni İşe Alırken Sınav Yapıyoruz

Öğretmen alırken zorlanmıyoruz. Her branştan çok talep alıyoruz. Gelen özgeçmişler inceleniyor, referanslara bakılıyor. Ön mülakata çağrılıyor, güçlü bir insan kaynakları ekibimiz var. Bu ekip mülakat sonucunda branşı ile ilgili yazılı sınava alınacak öğretmenleri belirliyor. Daha sonra belli puan alanlar uygulamalı mülakata almıyor. Sınıf içinde bir konu anlatıyor. Bunları geçmişse öğretmen teklif aşamasına geliyor. Aradığımız niteliklere sahipse kaçırmıyoruz zaten. Aldığımız başvuran öğretmen kalitesinde düşüş var. O nedenle seçtiğimiz öğretmeni yetiştirmek için daha fazla uğraşıyoruz, emek sarf ediyoruz.

Anasınıfından itibaren velilere sesleniyorum.

Lütfen bırakın çocuklarınız ayaklarının üzerinde dursun, kendilerini ifade edebilsin, kendiişlerini yapabilsin. Aşırı korumacı olmayın. Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırın. Kitap okuyarak, birlikte kitapçıya giderek okumayı sevmelerini sağlayın. Okuduğunu anlayan, kitap okuma alışkanlığını edinen, her alanda başarılı olur.

Küçük Yaş Grubu Velileri Çok Korumacı

Küçük yaş grubu velileri çok korumacı, pireyi deve yapıyorlar. Kolaylıkla çözülecek sorunu sıkıntılı hale getirebiliyorlar, bu da korumacı yapılarından geliyor. Bizim okul olarak bir duruşumuz var. Konumu, unvanı, statüsü ne olursa olsun hiçbir veliye, öğrenciye ayrıcalık tanımayız, hepsinin eşit olduğunu hissettiririz. Bu nedenle velilere bizzat ben eğitim veriyorum. Eğitim psikolojisi ile epey ilgilendim. Velilerin en büyük hatası çocuğun yanında öğretmenini eleştirebiliyor. VVhatsApp gruplarında öğretmenlere ve kuruma yönelik eleştirileri var. Sıkıntılı veliyi mümkün oldukça sisteme katmaya, eğitmeye çalışıyoruz. Bu nedenle WhatsApp gruplarına ya öğretmen ya da müdür yardımcılarına katılım şartı getirdik. Okulda bir muhataplarının olduğunu bilmelerini istedik. Gizli gizli yapanlar da vardır. Velilerimize diyoruz ki okulla, öğretmenle sorun yaşıyorsanız öğretmenle görüşün, müdür yardımcısı ya da müdür olmazsa yönetimle görüşün. Gruplarda sorunlarınızı büyütmeyin. 

Sistem ve Müfredatın Değişikliği En Büyük Sorunumuz

Eğitim sistemi ve müfredatın sık sık değişmesi en büyük sorunumuz. Kitap hazırlıyoruz, bir sonraki sene müfredat değişmişse kitaplar çöpe gidiyor. Ekonomik anlamda da büyük zarar. Mevcut müfredata göre kitap hazırlanıyor, müfredat değişmişse bir daha kullanamıyoruz. Bu da bizi çok zorluyor.

Çocuğun Başarısı Öğretmenlere Bağlı

Öğretmenlik çok kutsal bir meslek. Bugün öğretmen olarak on binlerce öğrencinin hayatına dokunup, onların geleceğini belirlemek, çocuğun daha anasınıfından itibaren eğitim hayatında başarısız veya başarılı olması tamamen size bağlı. İlkokulda öğretmeninden korkan, nefret eden bir çocuğun bütün öğretim hayatı zindana çevrilebilir. Öğretmenliği severek yapabilecekler bu işi üstlensin.

 

12 Kasım 2018 Pazartesi